Tanıtım

Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları” Salt Beyoğlu’nda ziyarete açıldı. , çı, eğitimci ve yazar Özer Kabaş’ın 1960’lardan 1990’lara uzanan üretimi üzerinden Türkiye kültür tarihinden bir kesit sunuyor.

Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın yeni sergisi Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları, sanatçı, eğitimci ve yazar Özer Kabaş’ın (1934–1998) resimden ya, dan tasarıma uzanan çok yönlü pratiğini ve Türkiye’nin kültür tarihindeki yerini inceliyor.

salt beyoğlu

Kabaş’ın entelektüel ve sanatsal altyapısı, mühendislik eğitimi aldığı Robert Kolej Yüksek Okulu (Boğaziçi Üniversitesi) ile 1957–1962 yıllarında sanat öğrenimi gördüğü Yale School of Art’ta şekillendi. Bu ona yapısal analiz ile ifade özgürlüğünü birleştiren benzersiz bir bakış açısı kazandırdı.

Genellikle Türkiye resmindeki figüratif yönelimler çerçevesinde değerlendirilen Kabaş, figüratif ve soyut sanat arasındaki kutuplaştırıcı yaklaşımlara mesafeli durdu. Ona göre belirleyici olan, seçilen üsluptan ziyade sanatçının kendi deneyiminden ve içinde bulunduğu çevreden hareketle özgün bir dil kurabilmesiydi. Metinlerinde geliştirdiği “sentez”, “montaj”, “yatay ve dikey etkiler” gibi kavramlarla yerel görsel kültür ile küresel sanat ortamı arasındaki ilişkiyi tartıştı. Ne geleneği değişmeden korunacak bir miras ne de Batı sanatını sorgulamadan benimsenecek bir model olarak ele aldı; sanatın kültür, tarih, coğrafya ve gündelik yaşam arasındaki sürekli etkileşimle şekillendiğini savundu. Resim pratiği ve eğitimciliğinin yanı sıra kurucularından olduğu Urart Sanat Atölyesi’ndeki takı tasarımları, kısa leri ve metinleri de aynı düşünsel arayışın parçasıydı.

salt beyoğlu

Kabaş, 1970’lerden itibaren deniz, emek ve insan ilişkisine yoğunlaştı. Resimlerinde doğrusal perspektifi reddederek imgeleri üst üste yığmayı ve doğayla çevrelemeyi tercih etti. Deniz emekçilerini ön plana yerleştiren resimlerinde denizi, figürleri saran bir canlı gibi kullandı. Dalgalar, gökyüzü ve mitolojik yaratıklar ise animistik bir doğa yorumunu yansıtıyordu. Homeros’tan Anadolu efsanelerine uzanan anlatılar, kıyılar, adalar ve deniz yolculukları yapıtlarının düşünsel zeminini oluştururken, balıkçıların, denizcilerin ve liman işçilerinin dünyası daha geniş bir tarihsel ve toplumsal bağlamı anlamanın anahtarı oldu. Deniz sanat pratiğini şekillendirdi ve resim, sanatçı için hem gündelik yaşamın ağırlığı karşısında bir sığınak hem de dille sınırlandırılamayacak bir ifade arayışının taşıyıcısı hâline geldi.

salt beyoğlu

Eğitimci ve yazar olarak sanat tarihi yazımına ve genç kuşak sanatçıların yetişmesine katkıda bulunan Kabaş, 1964–1974 yıllarında Robert Kolej Yüksek Okulu’nda öğretim üyeliği yaptı; Social Hall’un direktörlüğünü ve Robert Kolej Sinema Kulübü’nün danışmanlığını üstlenerek kampüsteki kültür ortamının gelişmesinde etkin rol oynadı. 1971’de yarı zamanlı ders vermeye başladığı Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde (daha sonra Mimar Sinan Üniversitesi) Temel Sanat Eğitimi Kürsüsü’nün çekirdek kadrosunda yer aldı ve Yale’de Josef Albers’ten öğrendiği Bauhaus yaklaşımını bu programa taşıdı. Kürsünün kapatılmasının ardından 1985’te Resim Anasanat Dalı doçent kadrosuna atanan Kabaş, 1990’da profesör oldu ve 1998’deki vefatına kadar pek çok sanatçının yolunu çizmesine rehberlik etti.

Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları, Kabaş’ın 1960’lardan 1990’lara uzanan üretimi ile akademik çalışmalarındaki dönüm noktalarına ışık tutuyor. Sergide, sanatçının resimleri ve özgün baskılarının yanı sıra Urart Sanat Atölyesi’nde tasarladığı takılar, İstanbul Hatırası (1967) adlı filmi, Marmara Adası’nda sanatçı Altan Gürman ile birlikte çektiği belgesel film ve Salt Araştırma Özer Kabaş Arşivi’nden derlenen belgeler yer alıyor. Bu malzemelere, sanatçının farklı dönemlerde yolunun kesiştiği Mehmet Güleryüz, Fatma Tülin ve Sedat Pakay’ın yapıtlarından bir seçki de eşlik ediyor. Salt Beyoğlu’nun ikinci ve üçüncü katlarına yayılan sergi, Kabaş’ın sanatın farklı disiplinlerine ilgisini, sanat eğitimine yaklaşımını ve kültür ortamına katkılarını ortaya koyuyor.

salt beyoğlu

Sergi, uzun soluklu arşiv ve araştırma çalışmasının bir çıktısı
Salt’ın Özer Kabaş’ın sanatsal ve entelektüel mirasını belgelemeye yönelik olarak 2022’de başlattığı faaliyetler üç ana eksende gelişti. Kabaş’ın 1966 ile 1997 yılları arasında kaleme aldığı teorik metinler, makaleler ve sanat eleştirileri, Sentez ve Montaj: Özer Kabaş Yazıları başlığıyla derlenerek hem e-yayın hem de basılı kitap formatında yayımlandı. Sanatçının üretimini, akademik çalışmalarını ve kişisel belgelerini bir araya getiren Özer Kabaş Arşivi, Salt Araştırma bünyesinde dijitalleştirilerek çevrimiçi erişime açıldı. Son olarak, Kabaş’ın danışmanlığını üstlendiği Robert Kolej Sinema Kulübü tarafından 1967’den 1970’e dek dört kez düzenlenen Hisar Kısa Film Yarışması üzerine kapsamlı bir arşiv ve araştırma projesi başlatıldı. Gösterim ve konuşmalar eşliğinde yürütülen bu projenin çıktıları ise bir e-yayın formatında sunulacak.

Sergiye bir dizi kamu programı eşlik ediyor
Tüm bu kurumsal birikimin bir uzantısı olarak gerçekleştirilen retrospektif sergi paralelinde söyleşiler, gösterimler ve panellerden oluşan bir dizi düzenlenecek. Bu kapsamdaki ilk konuşma, şair ve çevirmen Cevat Çapan tarafından 30 Eylül Çarşamba günü saat 18.30’da Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da gerçekleştirilecek.

salt beyoğlu

Tuğçe Kaplan ve Vasıf Kortun tarafından programlanan sergi, 14 Mart 2027’ye dek Salt Beyoğlu’nda ücretsiz izlenebilir. Sergi paralelindeki kamu programları hakkında ayrıntılı bilgi saltonline.org’da ve Salt’ın sosyal medya kanallarında duyurulacak.

Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları, Leyla Tara ve Serdar Erener’in desteği; Eureko Sigorta ve Jotun’un katkılarıyla gerçekleştirilmektedir. Salt, serginin hazırlık sürecinde yardımlarını esirgemeyen ve kişisel arşivlere erişim imkânı sağlayan Yula Kabaş’a teşekkür eder.